İstanbul'un Kültür ve Doğaya Açılan Kapısı: ŞİLE
Kapat

İstanbul'un Kültür ve Doğaya Açılan Kapısı: ŞİLE

Geri

İstanbul'un en sevimli ilçelerinden biri olan Şile, Marmara Bölgesi'nin kuzeydoğusunda, 60 km uzunluğundaki Karadeniz kıyı şeridi ile şehrin yaz turizmi açısından gözbebeği olmuş yerlerinden. Kendine has dokusu, doğal noktaları ve yakınındaki gezip görülecek yerleri ile sadece şehirden kaçılacak bir nokta değil, aynı zamanda uzun süreli tatil arayışında olanların da adresi olmuştur.

Şile, antik çağda iki defa istilaya uğramış. Birinci istila, eski Yunanlıların Pers seferinden geri dönüşlerinde komutanları Xenophon tarafından; ikincisi ise kıyı şeridini takip ederek ilerleyen Roma komutanı Lucullus tarafından gerçekleştirildi. Roma döneminin izlerini Şile'de görmek mümkün. Doğu Roma İmparatoru Diokletianus zamanında, İnkese, Sofular gibi mağaralar, ilk Hristiyanlar için doğal korunaklar olmuş. Selçuklu Türkleri'nin 1090 senesinde Şile'yi ele geçirmesi, bölgenin Haçlı istilasına uğraması ve ardından Yıldırım Bayezid ile bölgenin Osmanlı topraklarına katılmasıyla Şile ve çevresi, birçok kültüre ev sahipliği yapmıştır.

Işık Üniversitesi'ne yakın gezilecek noktalar; Şile Feneri (4 km), Ağlayankaya (5 km), Ağva (45 km)

Işık Üniversitesi'ne Yakın Gezilecek Noktalar:
  • Şile Feneri (4 km)
  • Ağlayankaya (5 km)
  • Ağva (45 km)
Şile Feneri

İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e hizmet veren fener, Türkiye'nin en büyük, dünyanın ikinci büyük aktif feneri. Yapımı 1859 yılında tamamlanan fener, deniz seviyesinden 60 metre yükseklikteki kayalıklar üzerinde kule şeklinde inşa edilmiştir.

Şile Kaleleri

Şile Kalesi, Sarıkavak Kalesi, Kalealtı Kalesi ve Kalem Kalesi olmak üzere 4 kale bulunuyor. Bunların hepsi Bizans döneminde inşa edilmiş. Özellikle Ocaklı Adası üzerine kurulu Şile Kalesi, iyi korunmuş kulesi ve sarnıcı ile görülmeye değerdir.

Şile Mağaraları

İlçede doğal yolla oluşmuş 30 mağara bulunuyor. Bunların bir kısmı ziyaret edilebilecek durumdadır. Sofular Mağarası, lOO metre uzunluğunda 17 metre yüksekliğinde, Roma dönemine ait yatay ve kuru bir mağaradır. Meşrutiyet Mağarası ve Yarığı ve Şile Deniz Mağaraları sık ziyaret edilen turistik alanlardandır.

Kumbaba Tepesi

Kumbaba Tepesi, romatizmal hastalıkların doğal yollarla tedavi edildiği kumluk bir tepedir. 60 rakımlı kırmızı - turuncu renkli, demir/bakır alaşımlı ve radyonktriteli kumları olan tepenin zirvesinde Kumbaba'nın mezarı vardır. Yapılan araştırmalarda Bizanslılar tarafından Güneş Hamamı olarak kullanılmış, saray gemileriyle yaz aylarında buraya gelerek güneş banyosu alınırmış. Burayı, ismi meçhul olduğu için 'Kumbaba' olarak anılan bir kimyager keşfetmiş ve Şile Kumluğu'nun tedavi için uygun olduğunu saptamış. O zamandan günümüze, buradaki doğal yapı birçok hastanın tedavisinde kullanılmaktadır.

Ağlayan Kaya

Ağlayan Kaya, Şile Feneri'nin 600 metre gerisindeki konumuyla taşlar arasından çıkan bir su kaynağıdır. Akış biçimi ağlayan bir insanın gözyaşlarına benzetildiği ve kayalıklardan gelen ağlama sesine benzer rüzgarlı uğultu nedeniyle bu adı almıştır. Kayalıklarla denizin buluştuğu mekân, vahşi manzarasıyla büyülemektedir.

Şehir Köyleri

Köyleri ormanlarla kaplı olan Şile'nin en meşhur köyleri Ağva, Kabakoz, Kerpe, Kumcağız gibi sahil kenarındakilerdir. Ağva'nın ilerisindeki Saklı Göl ve Gelin Kayası çeşitli efsanelere konu olmuş; irili ufaklı nehirlerin olduğu bir destinasyondur. Özellikle doğa gezileri ve fotoğrafçılığa ilgi duyanların uğrak noktasıdır.

Onbir Göller Vadisi

Hacıllı Köyü yakınlarındaki Değirmendere Vadisi takip edildiğinde birinci göle ulaşılmaktadır. Vadinin devamında büyüklü küçüklü göller bulunmaktadır.